
Ukrayna Tekrar Saldırırsa ABD Rusya'yı Vuracak
Polonya Başbakanı Donald Tusk, Rusya'nın Ukrayna'ya yeni bir saldırısı durumunda ABD'nin askeri olarak karşılık vereceğini doğruladı. Tusk, Ukrayna barışına ilişkin Berlin zirvesinin ardından bu açıklamayı yaparak, aralarında Steve Witkoff'un da bulunduğu Amerikalı müzakerecilerin ilk kez Rus güçlerinin ateşkesi ihlal etmesi halinde Washington'un doğrudan askeri destek sağlama konusundaki istekliliği konusunda net olduklarını vurguladı.
Tusk, bu açık taahhüdün ABD, Avrupa ülkeleri ve Ukrayna arasındaki birleşik cephenin altını çizdiğini kaydetti. "Amerikalıların, Avrupalıların ve Ukrayna'nın aynı tarafta olduğu belki de ilk kez bu kadar net bir şekilde görüldü" dedi. He added that the West must act in unison to compel Moscow to engage in serious negotiations or agree to a ceasefire, warning that divided actions would only allow Russia and President Vladimir Putin to exploit differences among allies.
Açıklamalar, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskyy'nin 15 Aralık'ta Berlin'de Avrupalı liderlerle görüşmesi sonrasında geldi. Aynı günün erken saatlerinde Ukrayna ve ABD heyetleri önerilen barış planını tartıştı. Bu görüşmeler sırasında aralarında Witkoff ve Jared Kushner'ın da bulunduğu ABD'li müzakerecilerin Kiev'e, Donbas'ın hâlâ Ukrayna kontrolü altında olan bazı kısımlarını bırakmayı düşünmesi konusunda baskı yaptığı bildirildi. Ancak Zelenskyy, Ukrayna'nın kararlı duruşunu yineleyerek, ülkenin Donbas'ı ne fiili ne de hukuki olarak Rus olarak tanımayacağını vurguladı.
Tusk, Rusya'ya Batı'yı bölme girişimlerinin başarısız olacağına dair sinyal vermenin tek etkili yolunun ABD ve Ukrayna ile dayanışma içinde hareket etmek olduğunu vurguladı. Polonya başbakanı, bu yaklaşımın, savaşın sona ermesine veya istikrarlı bir ateşkes sağlanmasına yönelik anlamlı müzakerelerin zorlanması için gerekli olduğunu ifade etti.
Berlin tartışmaları ve ardından gelen yorumlar, Batı'nın Kiev'in toprak bütünlüğünü korurken Ukrayna'ya yönelik güvenlik garantilerini koordine etme yönündeki yoğun çabasını yansıtıyor. Bu gelişmeler aynı zamanda ABD'nin daha fazla Rus saldırganlığını caydırmak için doğrudan askeri güvenceler sağlamadaki artan rolünün de altını çiziyor.









