
Avrupa ve Orta Asya'da Kızamık Vakalarında Düşüş: Ancak Salgın Tehdidi Devam Ediyor
Haber Özeti
Avrupa ve Orta Asya'da 2025 yılında kızamık vakalarında yaklaşık %75'lik çarpıcı bir düşüş yaşanmasına rağmen, UNICEF ve DSÖ salgın riskinin hâlâ ciddi bir tehdit oluşturduğu konusunda uyardı. Düşük aşılama oranları ve yayılan yanlış bilgiler nedeniyle virüsün yayılmaya devam etmesi, kazanımların kırılganlığını ortaya koyuyor. Yetkililer, toplumsal bağışıklığı sağlamak ve bu ölümcül hastalığı tamamen ortadan kaldırmak için %95'lik aşılama oranının hayati önem taşıdığını vurguluyor.
2025 yılında kızamık vakalarında yaşanan düşüşte aşı kampanyaları dahil olmak üzere salgın müdahale önlemleri etkili oldu. Ancak UNICEF ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), virüsün yayılmaya devam etmesi nedeniyle elde edilen ilerlemenin kırılgan olduğu konusunda uyarıyor.
DSÖ Avrupa Bölgesi'ndeki 53 ülkeden gelen ön verilere göre, Avrupa ve Orta Asya'da kızamık vakaları 2025'te 2024'e kıyasla önemli ölçüde azaldı. Ancak UNICEF ve DSÖ, salgın riskinin devam ettiği yönünde ortak bir uyarıda bulundu.
Avrupa ve Orta Asya ülkeleri, 2025 yılında 33.998 kızamık vakası rapor etti. Bu rakam, 2024'teki 127.412 vakaya kıyasla yaklaşık %75'lik dikkat çekici bir düşüşe işaret ediyor. Vakaların genelindeki bu gerileme, hem uygulanan salgınla mücadele tedbirlerinin hem de virüsün yetersiz aşılı topluluklarda yayılmasıyla kızamık enfeksiyonuna karşı hassas kişi sayısındaki kademeli azalmanın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, topluluk düzeyinde rutin aşılama oranlarının artırılması ve salgınlara daha hızlı müdahale edilmesiyle birçok vakanın önlenebileceğini belirtiyor.
UNICEF Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Regina De Dominicis, durumla ilgili yaptığı açıklamada, "Vakalarda bir düşüş yaşanmış olsa da, bu ölümcül hastalığın son yıllarda yeniden ortaya çıkmasına neden olan koşullar hâlâ varlığını sürdürüyor ve bu durum acilen ele alınmalıdır. Tüm çocuklara aşı ulaşmadığı ve yanlış bilginin yayılmasıyla körüklenen aşı tereddüdü giderilmediği sürece, çocuklar kızamık ve aşıyla önlenebilir diğer hastalıklardan kaynaklanabilecek ölüm veya ciddi hastalık riski altında kalmaya devam edecektir," ifadelerini kullandı.
Ancak, 2025 yılındaki vaka sayısı, 2000'den bu yana kaydedilen çoğu yılın üzerinde seyretmeye devam etti; hatta bazı ülkeler 2024'e göre 2025'te daha fazla vaka bildirdi. Bölgede 2026 yılında da kızamık vakaları tespit edilmeye devam etmesi, riskin sürdüğünü gösteriyor.
DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Henri P. Kluge ise yaptığı açıklamada, "Geçen yıl kızamık vakaları neredeyse %75 oranında azalsa da, salgın riski devam ediyor. Bölgemizde son üç yılda 200.000'den fazla kişi kızamığa yakalandı. Her topluluk %95 aşılama oranına ulaşmadıkça, tüm yaş gruplarındaki bağışıklık boşlukları kapatılmadıkça, hastalık gözetimi güçlendirilmedikçe ve salgınlara zamanında müdahale edilmedikçe, bu son derece bulaşıcı virüs yayılmaya devam edecektir. Günümüzdeki yaygın yanlış bilgi ortamında, insanların DSÖ, UNICEF ve ulusal sağlık kurumları gibi güvenilir kaynaklardan doğrulanmış sağlık bilgilerine güvenmesi hayati önem taşımaktadır. Kızamığın ortadan kaldırılması, ulusal ve bölgesel sağlık güvenliği için vazgeçilmezdir," şeklinde konuştu.
Ülkelerin 2024 yılı raporlamalarına dayanan Avrupa Kızamık ve Kızamıkçık Eliminasyonu Bölgesel Doğrulama Komisyonu, Eylül 2025 toplantısında dikkat çekici bir tespitte bulundu. Komisyon, kızamık endemik bulaşının devam ettiği veya yeniden ortaya çıktığı ülke sayısının bir önceki yıla göre 12'den 19'a yükseldiğini açıkladı. Bu durum, bölgede kızamık eliminasyonu çabalarında son yılların en önemli gerilemesi olarak kabul ediliyor.









