
Trump, Rumen Radev'i Yeni Gazze Barış Konseyi'nde Bulgaristan'ı Temsil Etmesi İçin Davet Etti
Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev, ABD Başkanı Donald Trump'tan, Bulgaristan'ı Amerikan devlet başkanı tarafından başlatılan ve Radev'in gelecekteki uluslararası organda ülkenin temsilcisi olarak atandığı Barış Konseyi'nin kurucu üyesi olarak yer almaya davet eden resmi bir mektup aldı. Bilgi, Dondukov 2 caddesindeki Cumhurbaşkanlığı basın ofisi tarafından doğrulandı.
Ek okuma: NATO Pilotu mu, Putin Sempatizanı mı, Yoksa Başka Bir Şey mi? Rumen Radev Kimdir ve Neden Bulgar Siyasetini Patlattı?
Başkan Trump tarafından önerilen Barış Konseyi, Gazze'deki savaş ve diğer bölgelerdeki gerginlikler de dahil olmak üzere devam eden askeri çatışmalara barışçıl çözümler bulmayı amaçlayan geniş uluslararası işbirliğini teşvik etmeyi amaçlıyor. Cumhurbaşkanlığına göre girişim, gerilimi azaltma ve uzun vadeli istikrar için temel araç olarak diplomasiye odaklanıyor.
Ek bilgi: Anayasa Mahkemesi İstifayı Ağırlaştırırken Cumhurbaşkanı Radev Cuma Gününe Kadar Görevde Kalacak
Radev, ABD başkanına verdiği yanıtta, Trump'ın barış girişimlerinin küresel çatışmaları hafifletmedeki önemini vurguladı ve Washington'un diplomasiye yaptığı vurgunun Gazze ve ötesinde kalıcı çözümlere katkıda bulunacağını umduğunu dile getirdi. Ayrıca, Nickolay Mladenov'un Barış Konseyi çerçevesinde Gazze Yüksek Temsilcisi olarak atandığına dikkat çekerek Bulgar diplomasisinin uluslararası tanınması olarak tanımladığı duruma da dikkat çekti.
Radev'in cevabı aynı zamanda Bulgaristan'ın iç siyasi gelişmelerine de değindi. Kendisi, ülke çapındaki kitlesel protestoların ardından son dönemde hükümetten yapılan istifaların yanı sıra kendi başkanlıktan ayrılma kararına da değindi. Radev'e göre istifası, devleti yeniden tesis etme, hukukun üstünlüğünü güçlendirme ve kurumlarla vatandaşlar arasındaki güven ve diyaloğu yeniden inşa etme çabalarına doğrudan katılmasına olanak sağlamayı amaçlıyor.
Görevden ayrılan devlet başkanı, Bulgaristan'ın yakın zamanda istikrarlı ve sürdürülebilir bir kurumsal ortama ulaşacağına olan güvenini dile getirdi. Böyle bir istikrarın, özellikle barışı ve uluslararası güvenliği korumaya yönelik ortak çabalar bağlamında ABD ile etkili işbirliğinin sürdürülmesine olanak sağlayacağını da sözlerine ekledi.









