
Bulgar İş Dünyası Alarmda: Eğitimdeki Beceri Açığı Şirketleri Zorluyor
Haber Özeti
Bulgaristan'da eğitim ve iş dünyası arasındaki beceri açığı derinleşiyor; şirketler pratik yetkinlikleri olan personel bulmakta zorlanıyor. Özellikle teknik alanlarda ve iletişim becerilerinde yaşanan bu eksiklik, işverenleri yeni mezunları kendi bünyelerinde eğitmeye itiyor. Yabancı işçi alımındaki bürokratik engeller ise sorunu daha da karmaşık hale getiriyor.
Bulgar Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan yıllık işveren anketi, Bulgaristan'da eğitim ve iş dünyası ihtiyaçları arasındaki uçurumun derin ve kalıcı olduğunu ortaya koydu. Bulguları sunan Odanın Ekonomik Analiz ve Politika Departmanı Başkanı Boryana Abadjieva, şirketlerin yeterli pratik becerilere sahip personel bulmakta zorlanmaya devam ettiğini belirtti. Verilere göre, 2026'da işverenlerin %88'i uygun niteliklere sahip çalışanları işe almakta zorluk yaşadığını bildirirken, bu oran 2024'te %91, 2025'te ise %90 idi. Sorun hem ortaöğretim hem de yükseköğretim mezunlarını etkiliyor.
Abadjieva, gençlerin genellikle sağlam teorik bilgilere sahip olmakla birlikte, özellikle mesleki ve teknik alanlarda gerçek çalışma ortamlarında gerekli olan pratik yetkinliklerden yoksun olduklarını açıkladı. İşverenler ayrıca ekip çalışması, görevleri anlama ve günlük iş disiplini konularında eksikliklere dikkat çekiyor. Abadjieva'ya göre, eğitim programlarının uygulamalı eğitime çok daha fazla önem vermesi, öğrencilerin bilgilerinin pratikte nasıl uygulandığına dair gerçek bir kavrayış kazanmalarını sağlaması gerekiyor.
Anket, iletişim becerilerinde de artan bir eksikliği ortaya koydu. Bu sorunu bildiren işverenlerin oranı 2024'te %40'tan 2025'te %44'e ve 2026'da %47'ye istikrarlı bir şekilde yükseldi. Abadjieva, bu eğilimin kısmen, ağırlıklı olarak dijital platformlar ve sosyal ağlar aracılığıyla iletişim kuran genç nesillerin alışkanlıklarıyla bağlantılı olduğunu belirtti. Bunun, yüz yüze ekip çalışmasına ve iş yerinde iletişime uyum sağlamayı genellikle daha zor hale getirdiğini ifade etti.
Yükseköğretim açısından, en büyük personel açığı, işverenlerin %77,5'i tarafından bildirilen teknik bilimlerde kaydedildi. Bunu %19,2 ile sosyal, ekonomik ve hukuk bilimleri ve %12,5 ile doğa bilimleri, matematik ve bilişim takip ediyor. İşletmeler özellikle güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji projeleri için uzmanlar dahil mühendisler arıyor. Mekanik mühendisliği ve metalurjide de talep güçlü; bu alanlarda şirketler robotik, otomasyon ve yapay zeka ile ilgili becerilere giderek daha fazla ihtiyaç duyuyor.
Abadjieva, öğrencilerin eğitimleri sırasında gerçek şirket projelerine dahil edildiği özel ortaokullar da dahil olmak üzere eğitim ve iş dünyası arasındaki daha yakın işbirliğinin başarılı örneklerine dikkat çekti. Çift taraflı eğitimin genişletilmesi, STEM eğitiminin güçlendirilmesi ve dijital dönüşüme uygun müfredatın güncellenmesinin işverenler için temel öncelikler arasında olduğunu vurguladı. Mevcut açığın bir sonucu olarak, birçok şirket yeni işe alınan mezunları hızlı bir şekilde operasyonel hale getirmek için kendi içlerinde eğitim kaynakları ayırıyor.
Üçüncü ülkelerden işçi alımı konusu da işgücü açığına potansiyel bir çözüm olarak ele alındı. Abadjieva, Özbekistan ve Hindistan gibi ülkelerden personel çekmeye ilgi olsa da, idari engellerin bu seçeneği sınırlamaya devam ettiğini belirtti. İşverenler, açıklanamayan retler veya çok kısa süreler için verilen izinlerle karşılaşıyor, bu da nihayetinde işletmelerin uzun vadeli ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor.









