
**Radev'in Son Sözleri: Bulgaristan Rusya'ya mı Kayıyor?**
Haber Özeti
Bulgaristan Devlet Başkanı Rumen Radev, Sofya Ekonomik Forumu'nda avro bölgesine aceleci girişe karşı çıkarak, üyeliğin sadece ekonomik büyüme için bir araç olması gerektiğini ve ülkenin oligarşik yapıdan arındırılması gibi yapısal reformlara odaklanması gerektiğini belirtti. Radev, Avrupa'nın Rusya'ya yönelik mevcut stratejisini eleştirerek, ekonomik çıkarların jeopolitik ve ideolojik hedeflerin önünde tutulması gerektiğini savundu. Açıklamaları ve özellikle Rusya'yı endüstriyel seferberlik örneği olarak göstermesi, Bulgaristan'ın dış politikada olası bir yönelim değişikliğine işaret ediyor.
Rumen Radev, resmi olarak siyasi alana adım attıktan sonra ilk kez Sofya Ekonomik Forumu'nda sahneye çıktı; burada yaptığı açıklamalar, önümüzdeki seçim kampanyasını şekillendirecek pozisyonların ana hatlarını çizdi. Her ne kadar partiler, özellikle de WCC-DB koalisyonuyla bağlantılı olanlar, temkinli davransalar ve gelecekteki siyasi projesine ilişkin net bir duruş sergilemekten kaçınsalar da Radev'in görüşleri, yaklaşık on yıllık siyasi kariyeri boyunca büyük ölçüde tutarlıydı ve son açıklamalarında da bir kez daha açıkça ifade edildi.
Forumda konuşan Radev, avro bölgesi üyeliğini savunanların argümanlarını sorguladı ve destekçilerin yatırımlarda "altın yağmur" beklentisi yarattığını söyledi. Ona göre bu tür garantiler hiçbir zaman gerçekçi olmadı. Kendisi, avro bölgesinin yalnızca bir çerçeve ve fırsatlar sunduğunu, gerçek faydaların ise bir ülkenin bunlardan etkili bir şekilde yararlanıp yararlanamayacağına bağlı olduğunu savundu. Aynı zamanda, Bulgaristan'ın avro bölgesine hazırlıksız ve aceleyle girişin olumsuz sosyal ve ekonomik etkileri olarak tanımladığı sorunlarla başa çıkmanın yanı sıra üyeliğin sunduğu fırsatlardan da faydalanması gerektiği konusunda da uyardı. Bu değerlendirme, Bulgaristan'ın AB'ye girdikten neredeyse yirmi yıl sonra avro bölgesine katıldığı gerçeğiyle çelişiyor; eleştirmenler bunun aceleci olarak tanımlanamayacağını söylüyor. Radev yine de avro bölgesi üyeliğinin başlı başına stratejik bir hedef olarak değil, daha ziyade hızlandırılmış ekonomik büyüme yoluyla ortalama Avrupa yaşam standartlarına daha hızlı yakınlaşmaya ulaşmaya yönelik bir araç olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.
Ek okuma: NATO Pilotu mu, Putin Sempatizanı mı, Yoksa Başka Bir Şey mi? Rumen Radev Kimdir ve Neden Bulgar Siyasetini Patlattı?
Radev ayrıca Bulgaristan'daki yapısal sorunlara da büyük önem verdi. Kendisi, ülkenin AB ile gerçek anlamda entegrasyona ulaşmadan önce hâlâ ciddi çalışmalarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Bu, oligarşik etkinin iktidardan uzaklaştırılmasını, kamu fonlarının köklü çıkarlara akışının durdurulmasını, gerçek bir hukuk üstünlüğünün tesis edilmesini, etkili bir kuvvetler ayrılığı ve bağımsız yargının sağlanmasını, yönetişimde şeffaflığın ve hesap verebilirliğin yeniden tesis edilmesini ve iş dünyasının kendisinin haraççılık olarak tanımladığı durumdan kurtarılmasını içerir. Radev'e göre, bu hedeflerin Bulgar şirketlerinin potansiyelini ortaya çıkaracak ve daha sağlıklı bir ekonomik ortam yaratacak somut reformlara dönüştürülmesine yönelik yeterli halk talebi var.
Radev, konuşmasında hane halkı tüketimine bağımlılığın, hızlı kredi genişlemesinin ve artan devlet borcunun sınırlarına ulaştığını öne sürerek mevcut ekonomik modeli eleştirdi. Düşen ihracat ve düşen sanayi üretiminin bu modelin artık sürdürülebilir olmadığının göstergesi olduğuna dikkat çekti. Yatırım çekmenin, iyimser beklentilere güvenmek yerine, sermayenin yüksek katma değer getirmesini ve ekonominin yeniden yapılandırılmasına katkıda bulunmasını sağlamaya yönelik hedefli çabalar gerektireceğini söyledi.









