
Davos'tan Yurt İçi Öfkeye: Bulgaristan'ın Trump'ın Barış Konseyi'ne Girişi Tepkiye Yol Açtı
Haber Özeti
Bulgaristan'ın, görevden ayrılan Başbakan tarafından Davos'ta duyurulan Donald Trump'ın tartışmalı "Barış Konseyi"ne katılımı, ülkede büyük bir siyasi krize ve yurt içi öfkeye neden oldu. Eski dışişleri bakanları ve muhalefet partileri, bu kararın AB ortak dış politikasını ihlal ettiğini ve Konsey'in hukuki belirsizliği nedeniyle Bulgaristan'ı uluslararası izolasyona itme riski taşıdığını savundu. Muhalifler bu adımı "son 20 yılın en ciddi dış politika hatası" olarak nitelendirirken, destekçiler ise kararı yeni bir küresel düzenin şekillendirilmesinde önemli bir adım olarak savunarak derin bir siyasi bölünmeyi ortaya koydu.
Bulgaristan'ın Donald Trump'ın sözde Barış Konseyi'ne katılımıyla ilgili tartışma, eski dışişleri bakanı Nadezhda Neynski'nin konunun hem zamanlamasını hem de diplomatik ele alınışını sorgulamasıyla kısa sürede büyük bir siyasi parlama noktasına dönüştü. Speaking on Nova TV, she said the push toward early elections was already evident and described it as the key backdrop to the controversy. Neynski, Bulgaristan büyükelçisinin Trump'ın Cumhurbaşkanı Rumen Radev'e daveti konusunda Dışişleri Bakanlığı'na resmi olarak bilgi vermemiş olmasının özellikle rahatsız edici olduğunu belirterek, bu tür bir bildirimin diplomatik protokol kapsamında zorunlu olduğunu vurguladı.
Ek okuma: Utanç verici bir ihanet: Bulgaristan'ın Trump'ın Barış Konseyi'ne utanç verici girişi
Neynski'ye göre Barış Konseyi'nin niteliği hâlâ belirsizliğini koruyor. AB Konseyi'nin böyle bir yapıyı destekleyen resmi bir kararı bulunmadığını, hukuki durumunun çözülmediğini belirtti. Aynı zamanda yönetim modeliyle ilgili endişelerini de dile getirerek, kurumun ömür boyu liderliğe sahip tek bir figüre sahip göründüğünü belirterek bunun ABD anayasasına aykırı olduğunu söyledi. Ona göre, tüzük büyük olasılıkla Gazze'ye yönelik bir barış girişimine odaklanıyor, ancak asıl tehlike Bulgaristan'ın itibarının zedelenmesinde yatıyor. Belgenin parlamento onayı gerektirmeyen tek bir idari anlaşmaya benzemesi nedeniyle duyguların kontrol altında tutulması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Neynski ayrıca Konsey'in Şubat ayında Avrupa Parlamentosu'na ulaşması beklenen Washington ile bir ticaret anlaşmasının engelini kaldırma kararına atıfta bulunarak AB-ABD ilişkilerinde yenilenen hareketlenme işaretlerine de dikkat çekti. Grönland'a ilişkin tartışmaların da ivme kazandığını sözlerine ekledi. Bu bağlamda Bulgaristan'ın daha bağımsız ve dengeli bir dış politika duruşu izlemesini istediğini söyledi.
Bulgaristan'ın Barış Konseyi'ne katıldığının duyurulması ülke içinde keskin bölünmüş tepkilere yol açtı. Karar Perşembe günü Davos'ta, Dünya Ekonomik Forumu sırasında Bulgaristan adına sözleşmeyi imzalayan görevden ayrılan Başbakan Rosen Zhelyazkov tarafından açıklandı. Hükümetin basın servisine göre Zhelyazkov, katılım yasasının önümüzdeki hafta onaylanmak üzere Ulusal Meclis'e sunulacağını söyledi. Davos'ta kendisine eşlik eden Dışişleri Bakanı Georg Georgiev, Bulgaristan'ın Başkan Trump'ın Gazze'de barışa yönelik 20 maddelik planının yanı sıra BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanan Gazze planını desteklediğini söyledi.
Muhalefetin tepkileri hızlı ve sertti. Evet, Bulgaristan partisi bu hareketi AB'nin ortak dış politikasının ihlali olarak nitelendirerek, meşruiyeti zayıflamış geçici bir hükümetin bu tür kararlar almaması gerektiği konusunda uyardı. Milletvekili Bozhidar Bozhanov, Bulgaristan'ın Belarus gibi otoriter rejimlere sahip ülkelerle birlikte varlığının özellikle endişe verici olduğunu ve önceden AB koordinasyonu olmadan gerçekleşmemesi gerektiğini savundu. Eski adalet bakanı Atanas Slavov, girişimin uluslararası hukuku baltalama ve Birleşmiş Milletler'in rolünü çoğaltma riski taşıdığını da sözlerine ekledi.









