
Bulgaristan Petrohan Üçlü Cinayeti: Sırlar Perdesi Aralanırken Yeni Sorular Doğuyor
Haber Özeti
Bulgaristan'daki Petrohan Dağ Evi yakınlarında üç kişinin ölü bulunması, cinayet mi, intihar mı bilinmeyen gizemli bir olayı gün yüzüne çıkardı. Kayıp olan dağ evi sahibi kilit şüpheli konumundayken, geçmişte reşit olmayanlara yönelik cinsel suç iddialarının örtbas edildiği kamplara dair şüpheler soruşturmayı daha da derinleştiriyor. Sofya Belediye Başkanı'nın ölenleri savunmasına rağmen, vaka sınırlı bilgi ve çelişkili ifadelerle adeta bir "Twin Peaks" senaryosuna dönüşerek cevaplardan çok sorular bırakıyor.
Bulgaristan'da "Petrohan" dağ evinin yakınlarında bulunan üç kişinin ölümüyle ilgili soruşturma devam ederken, yetkililer olaya karışan üç kişiyi aramayı sürdürüyor. Kayıp olanlar arasında, müfettişlerin artık üçlü cinayet olarak değerlendirdikleri bu vakadaki kilit şüpheli olarak gördükleri, dağ evinin sahibi Ivaylo Kalushev de bulunuyor.
BNT'nin aktardığı bilgilere göre, müfettişler Kalushev'in Pazar akşamı annesine gönderdiği bir mesaja ulaştı. Mesajda Kalushev, annesinden af dileyerek duyacaklarının doğru olmadığını iddia ediyor. Salı günü açıklama yapan Başsavcı Vekili Borislav Sarafov, müfettişlerin Kalushev'in intihar girişiminde bulunma ihtimalini göz ardı etmediğini belirtti.
Dağ evi ve Geçmiş İhbarlara İlişkin İddialar: Müfettişler, son birkaç yıldır dağ evinde çok sayıda kamp düzenlendiğini ve bu kampların reşit olmayanlara yönelik cinsel suçlar için bir paravan olarak kullanılmış olabileceğinden şüphelendiklerini ifade ediyor. Bu tür endişeleri dile getiren bir ihbar iki yıl önce Devlet Ulusal Güvenlik Ajansı'na (SANS) yapılmıştı. Ajans, vakayı savcılığa iletmiş ancak iddia edilen çocukların ebeveynlerinin iş birliği yapmayı reddetmesi üzerine soruşturma durmuştu.
Sofya Belediye Başkanı Vasil Terziev Tepki Gösterdi: Sofya Belediye Başkanı Vasil Terziev, dava hakkında kamuoyuna açıklama yaparak, hayatını kaybeden üç kişiyi – 45 yaşındaki Decho Vassilev, 49 yaşındaki Ivaylo Ivanov ve Plamen Stattev’i – şahsen tanıdığını belirtti. Ayrıca halen kayıp olan Kalushev’den de bahsetti. Terziev, uzun bir Facebook gönderisinde, medyada grup hakkında dolaşan "paramiliter, tarikatçı veya suç şebekesi üyesi" iddialarını reddetti.
Terziev, isimsiz aktörleri, anonim profiller, magazin medyası ve ulusal yayıncıları kullanarak 24 saat içinde bir anlatı oluşturmakla suçlayarak, hiçbir doğrulanmış gerçeğin sunulmadığını savundu. Odak noktasının gerçek meselelerden politik olarak uygun hedeflere kaydırıldığını belirtti.
Belediye başkanına göre, grubun çalışmaları geyik, kurt ve ayı gibi yaban hayatının bölgeye geri dönmesine katkıda bulunmuş; kaçak avcılığı, yasa dışı ağaç kesimini ve göçmen kaçakçılığı rotalarını engellemeye yardımcı olmuştu. Faaliyetlerinin Çevre ve Su Bakanlığı'nın bilgisi ve izniyle, yasal çerçeveler içinde yürütüldüğünü ifade etti.
Terziev, çalışmalarını finansal olarak desteklediğini, buna yaban hayatını rahatsız etmeden sessiz devriye gezmelerine olanak tanıyan elektrikli motorlar için yapılan bağışların da dahil olduğunu doğruladı. Niyetleri hakkında herhangi bir şüphesi olsaydı destek sağlamayacağını ekleyerek, bu kişilerin yüksek eğitimli mağaracılar ve mağara dalgıçları olduğunu, güçlü bir disipline ve yaşama saygıya sahip olduklarını belirtti.
Ayrıca, dağ evinin yakınındaki turistik patikanın kapatıldığı iddialarını reddederek, patikanın olayın yaşandığı yerin üzerinden geçtiğini ve yürüyüşçüler tarafından düzenli olarak kullanıldığını söyledi. Terziev, eğer iddialar doğrulanırsa müfettişlerin somut kanıtlar sunmasını talep etti ve kendini savunamayacak kişileri karalamaya karşı uyardı.









