
Bulgaristan: Petrohan Ölüm Soruşturması Genişliyor; Gizemli STK, Silahlar ve Yabancı Bağlantılar İncelemede
Haber Özeti
Bulgaristan'da Petrohan locası yakınlarında bulunan üç cesetle ilgili soruşturma derinleşirken, olay yerindeki gizemli bir STK, çok sayıda silah ve olası uluslararası bağlantılar dikkat çekiyor. Yetkililer, tarikat benzeri bir yapıda olduğu düşünülen örgütle ilişkili kişileri ararken, ölümlerin nedenini ve reşit olmayanların karıştığı iddialarını araştırıyor. Bu karmaşık olay, cinayet, intihar, ritüel ve hatta göçmen kaçakçılığı gibi pek çok senaryoyu masaya yatırıyor.
Bulgaristan'ın Gintsi köyü yakınlarındaki eski Petrohan locası yakınlarında bulunan üç kişinin ölümüyle ilgili polis ve savcılar çok yönlü soruşturmalarını sürdürürken, dikkatler giderek olay yeriyle bağlantılı bir sivil toplum kuruluşunun faaliyetlerine ve olası uluslararası bağlantılara yoğunlaşıyor. Kolluk kuvvetleri, müfettişlerin kapalı ve tarikat benzeri özellikler gösterdiğini belirttiği, locayı yöneten organizasyonla ilişkili bazı kişileri arıyor. İçişleri Bakanlığı aranılan kişilerin tam sayısını resmi olarak doğrulamasa da, Bulgaristan Ulusal Radyosu en az iki kişinin arandığını, bunlardan birinin reşit olmayan bir çocuk olduğunu bildirdi. Reşit olmayanın rolü ve örgütle bağlantısı hala netleştirilmeye çalışılıyor. Üç erkeğin ölüm nedeni henüz belirlenemedi. İçişleri Bakanlığı bu aşamada hiçbir ihtimalin göz ardı edilmediğini belirtti. Otopsilerin ölümlerin cinayet, intihar veya başka bir senaryodan kaynaklanıp kaynaklanmadığını ortaya koyması bekleniyor. Müfettişler ayrıca örgüt üyeleri ile Latin Amerika ülkeleri arasındaki temas raporlarını ve insanların loca çevresinde serbestçe dolaşmalarının engellendiği şikayetlerini de inceliyor. Olay yerinde incelemeler devam ederken, ön duruşma süreçleri de sürüyor. Şimdiye kadar toplanan kanıtlar, locada düzenli olarak, çocukların da katıldığı kamplar dahil olmak üzere, toplantılar yapıldığını gösteriyor. Bina, ölenlerin de dahil olduğu bildirilen 'Bulgar Korucu Grubu' ve 'Korunan Alanların Kontrolü Ulusal Ajansı' adını taşıyan yapılar tarafından kullanılıyordu. Müfettişler şu anda bu oluşumların yasal statüsünü ve faaliyetlerinin niteliğini açıklığa kavuşturuyor. Yetkililer, olay yerinde büyük miktarda silah bulunduğunu doğruladı. Ateşli silahların yasal olarak sahip olunduğu ve ölenlerin polis tarafından suç faaliyetlerinde bulunan kişiler olarak bilinmediği belirtildi. Ancak, suç psikoloğu Doç. Dr. Nedelcho Stoychev bir televizyon röportajında, locadaki yangının video gözetim kayıtlarını yok etme amacıyla kasıtlı olarak çıkarıldığını öne sürdü. Ayrıca örgütün faaliyetlerinin, resmi olarak çevre koruma amaçlı tescil edilmiş olmasına rağmen, tamamen yasal olmadığı görüşünü dile getirdi. Buna paralel olarak, müfettişler locanın sahibi Ivaylo Kalushev de dahil olmak üzere en az üç ek kişiyi bulmaya çalışıyor. Kendisinin nerede olduğu bilinmiyor ve şu anda Bulgaristan'da olup olmadığı tespit edilemedi. Kalushev'in uzun süre Meksika'da yaşadığına dair bilgiler ortaya çıksa da, oradaki yasa dışı faaliyetlere karıştığı iddiaları doğrulanmadı. Çalışma hipotezlerinden biri, ölümlerin önceden planlanmış bir eylemden ziyade duygusal bir çatışmanın sonucu olup olmadığını inceliyor. Müfettişler ayrıca ritüel unsurlar içeren senaryoları da değerlendiriyor. Geniş bir alanı izleyebilen, yasal olarak sahip olunan çok sayıda silah ve termal kameralarla donatılmış dronlar keşfedildi. Bunların, örgütün doğal alanları koruma iddiasıyla bağlantılı olarak kullanıldığı bildirildi. Çevre ve Su Bakanlığı ile Şubat 2022'de imzalanan anlaşması, 2025 yazında feshedildi. Locanın Sırp sınırına yakınlığı ve bilinen göç yolları göz önüne alındığında, yetkililer grubun yasa dışı göçmen kaçakçılığına karışmış olabileceğini de kontrol ediyor. Reşit olmayanları içeren cinsel suç iddiaları da inceleniyor. Mevcut bilgilere göre, Kalushev çocukları içeren faaliyetlerin düzenlenmesinde merkezi bir rol oynuyordu. Eski üst düzey polis yetkilileri ve çevre örgütlerinin temsilcileri, bu kadar yoğun güvenlikli ve kısıtlı bir yerin yıllarca nasıl daha yakından incelenmediği konusunda sorular yöneltti. Bölge sakinleri ve dağcıların raporları, bölgeye erişimin bariyerler, elektrikli çitler ve silahlı muhafızlar tarafından engellendiğini, kapsamlı video gözetimin bulunduğunu gösteriyor. Bazıları, bölgenin yasak olduğu bahanesiyle geri çevrildiklerini söylüyor. Uzmanlar, kurbanların yanmış binanın dışında, her birinin başında, büyük olasılıkla şakaklarında kurşun yaralarıyla bulunduğunu belirtiyor. Adli tıp incelemelerinin, erkeklerden birinin diğerlerini öldürdükten sonra intihar edip etmediğini veya dışarıdan bir failin olaya karışıp karışmadığını belirlemesi bekleniyor. Cesetlerin pozisyonu, silahlar ve adli tıp izleri bu sonuçlar için kilit öneme sahip olacak. Gintsi sakinleri, locada yaşayan kişileri sorunlu ve gizemli olarak tanımlarken, okul çağındaki kızlar da dahil olmak üzere çocukların olay yerinde bulunduğunu iddia etti. Ancak yerel yetkililer, kendilerine herhangi bir resmi şikayet kaydı yapılmadığını belirtiyor. Köyün belediye başkanı da soruşturma kapsamında sorgulandı. İçişleri Bakanlığı, örgütte reşit olmayanların olası katılımını incelediğini ve tarikat benzeri özelliklerini değerlendirdiğini doğruladı. Yetkililer ayrıca, grubun Latin Amerika da dahil olmak üzere yurt dışında yaşayan üyeleri hakkındaki bilgilerin doğrulandığını belirtti. Şimdiye kadar herhangi bir tutuklama açıklanmamış olsa da, müfettişler tüm hipotezlerin açık kaldığını vurguluyor. Yetkililer, soruşturmanın hala erken bir aşamada olduğunu ve spekülasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Otopsi sonuçları ve uzman analizlerinin, olayların sırası, motivasyon ve ilgili kişilerin sorumluluğu hakkında daha net yanıtlar vermesi bekleniyor.









