
AB'den Stratejik Hamle: Bulgaristan, Kritik Denizaltı Kablo Ağıyla Avrupa Ağını Güçlendiriyor
Haber Özeti
Avrupa Komisyonu, Karadeniz'deki ağ dayanıklılığını artırmak amacıyla Bulgaristan'ı da içeren yeni bir denizaltı kablosu projesini devreye alıyor. Bu stratejik adım, bölgenin sınırlı sayıdaki kabloya bağımlılığını azaltarak siber saldırılar, sabotaj ve doğal afet risklerine karşı güvenliği pekiştirecek. Proje, milyarlarca Avroluk yatırımla AB'nin kritik internet altyapısını 2040'a kadar güvence altına almayı hedefliyor.
Avrupa Komisyonu, AB'nin Denizaltı Kablolarının Güvenliği Eylem Planı kapsamında, Avrupa İçin Önemli Kablo Projeleri (CPEI) bünyesinde Bulgaristan'ı bağlayacak yeni bir denizaltı kablosunu tavsiye etti. Bulgaristan, Kıbrıs, Yunanistan, Romanya, Türkiye ve Ukrayna ile birlikte 'Doğu Akdeniz ve Karadeniz' öncelikli bölgesinde kilit bir ülke olarak belirlendi.
Bu girişim, Bulgaristan, Romanya ve Ukrayna arasındaki yeni bağlantılar da dahil olmak üzere Karadeniz'deki bağlantı ve ağ dayanıklılığını güçlendirmeyi amaçlıyor. AB Komisyonu, bölgenin şu anda sınırlı sayıda kabloya bağımlı olduğunu ve bunun kesintilere karşı savunmasız bıraktığını vurguladı. Proje, 2040'a kadar uzanan CPEI'nin ilk aşamasının bir parçasını oluşturuyor ve potansiyel saldırılar, sabotaj veya doğal afetlerden kaynaklanan riskleri azaltmayı hedefliyor. Doğu Akdeniz ve Karadeniz bölgesinde tavsiye edilen iki kablonun tahmini gösterge değeri 334 milyon Avro olarak belirtildi.
Buna paralel olarak Komisyon, Avrupa'yı Birbirine Bağlama Tesisi (CEF) Dijital Çalışma Programını güncelleyerek stratejik denizaltı kablo projeleri için 347 milyon Avro tahsis etti. Bu fonun bir kısmı, Bulgaristan'ı da içeren Avrupa için önemli projelere ayrıldı.
Avrupa Komisyonu'na göre, denizaltı kabloları kıtalararası internet trafiğinin yaklaşık %99'unu taşıyor ve AB ekonomisi ile güvenliği için kritik bir altyapı oluşturuyor. Yeni kablo güvenlik araç seti ve beraberindeki temel performans göstergeleri (KPI'lar), Ekim 2025'te yayımlanan bir risk değerlendirmesine dayanarak, AB üye devletleriyle işbirliği içinde özel bir uzman grubu aracılığıyla geliştirildi.









